Türkiye'nin de aralarında bulunduğu 8 ülkenin dışişleri bakanları, Gazze'de sivilleri ve sağlık altyapısını hedef alan saldırıları ortak bildiriyle kınadı. Açıklamada, uluslararası hukuka uyulması, insani yardımların kesintisiz ulaştırılması ve kalıcı ateşkes için somut adım atılması çağrısı yapıldı. Türkiye, Mısır, Endonezya, Ürdün, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri dışişleri bakanları, Gazze Şeridi'ndeki gelişmelere ilişkin ortak bir açıklama yayımlayarak İsrail'in sivilleri ve sağlık altyapısını hedef alan saldırılarını sert ifadelerle eleştirdi. Ortak bildiride, sağlık tesisleri ile tıbbi altyapıya yönelik saldırılar, sivil yerleşimlerin hedef alınması ve kadınlar ile çocuklar dahil sivillerin yaşamını yitirmesine neden olan olayların uluslararası hukuk ve uluslararası insancıl hukukun ağır ihlali niteliği taşıdığı belirtildi.

Bakanlar, devam eden saldırıların uluslararası hukukla birlikte Gazze Barış Planı'nı da zedelediğini vurgulayarak, son dönemde yürütülen diplomatik girişimlerin ve planın ikinci aşamasına yönelik çabaların bu süreçten olumsuz etkilendiğini ifade etti. Açıklamada, Gazze'deki insani durumun daha da ağırlaşmaması için sivillerin korunmasının, sağlık çalışanlarının güvenliğinin sağlanmasının ve insani yardım ile tıbbi malzemelerin bölgeye güvenli, hızlı ve kesintisiz ulaştırılmasının uluslararası toplumun yerine getirmesi gereken temel yükümlülükler arasında olduğu kaydedildi.

Ortak bildiride ayrıca Gazze'deki gelişmelerin, Batı Şeria'da yerleşim faaliyetlerinin genişlemesi, yerleşimci saldırıları ve Doğu Kudüs'teki mevcut statüyü değiştirmeye yönelik uygulamalardan ayrı değerlendirilemeyeceği belirtilerek, bu adımların iki devletli çözüm perspektifini zayıflattığı ifade edildi. Sekiz ülkenin dışişleri bakanları, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi başta olmak üzere uluslararası topluma, uluslararası hukukun uygulanmasını sağlayacak etkili adımlar atılması ve sivillerin korunmasına yönelik somut girişimlerde bulunulması çağrısında bulundu. Açıklamada ayrıca, Filistin topraklarının ilhak edilmesine, zorla nüfus değişikliğine ve tek taraflı egemenlik girişimlerine karşı çıkıldığı vurgulanırken, kalıcı barışın ancak 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve egemen bir Filistin Devleti'nin kurulmasını öngören iki devletli çözümle mümkün olacağı ifade edildi. Kaynak: AA