ABD ile İran arasında haftalar süren ateşkesin ardından çatışmalar yeniden şiddetlendi. Washington İran’ın güney kıyılarını hedef alırken, Tahran da Ürdün, Bahreyn, Irak ve Kuveyt’teki ABD unsurlarına saldırılar düzenledi.

Hürmüz çevresinde karşılıklı saldırılar

ABD ordusu, İran’ın güney kıyısındaki çeşitli askeri ve stratejik noktaları hedef aldı. Washington’ın açıklamalarına göre operasyonlarda hava savunma sistemleri, radarlar, deniz unsurları, mayın döşeme kapasitesi ve iletişim altyapısına yönelik saldırılar gerçekleştirildi. İran tarafı ise saldırıların Hürmüz Boğazı çevresindeki birden fazla noktayı vurduğunu bildirdi. Tahran daha sonra ABD'nin bölgedeki askeri varlığına yönelik karşı saldırılar düzenledi. İran’ın saldırılarında Ürdün, Bahreyn, Irak ve Kuveyt’te bulunan ABD unsurlarının hedef alındığı bildirildi. Tahran, çatışmanın devam etmesi halinde bölgedeki Amerikan askeri varlığını daha geniş ölçekte hedef alma niyetinde olduğunu açıkladı.

Hürmüz Boğazı'nda tanker alarmı

Çatışmaların merkezinde dünyanın en kritik enerji geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı bulunuyor. İran, ABD personelinin yönlendirdiği iki tankerin mayınlara çarptığını ileri sürdü. Washington ise gerilime rağmen ticari gemilerin boğazdan geçişinin sürdüğünü belirtiyor. ABD Enerji Bakanı Chris Wright’ın verdiği bilgilere göre pazartesi günü Hürmüz Boğazı üzerinden 17 milyon varilden fazla petrol sevk edildi. Suudi Arabistan merkezli denizcilik şirketi Bahri ise iki gün önce boğazdaki bir olayda iki Filipinli mürettebatın hayatını kaybettiğini açıkladı.

İran'da sivil kayıp iddiası

İran makamları, ABD saldırıları sırasında güneydeki Sirik bölgesinde bir düğün organizasyonunun da vurulduğunu ve aralarında dört yaşında bir çocuğun bulunduğu dört kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi. İran kaynakları bölgede onlarca kişinin yaralandığını duyururken, saldırıya ilişkin görüntüler de yayımlandı. Reuters ise olayla ilgili iddiaları bağımsız olarak doğrulayamadığını belirtti. ABD Merkez Komutanlığı ise İran tarafından yayılan sivil kayıp iddialarından haberdar olduğunu açıkladı. Pentagon’un daha önceki saldırılarda yaşanan sivil kayıplara ilişkin soruşturmalarının sonuçları da henüz kamuoyuna açıklanmış değil.

Washington ekonomik baskıyı da artırıyor

ABD yönetimi askeri operasyonların yanı sıra İran üzerindeki ekonomik baskıyı genişletmeye hazırlanıyor. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Tahran’a yönelik baskı kapsamında havayolu şirketleri, denizcilik sektörü ve dijital varlık piyasalarının da hedef alınabilecek alanlar arasında değerlendirildiğini belirtti. Bu yaklaşım, Washington’ın İran üzerindeki baskıyı yalnızca askeri operasyonlarla sınırlı tutmak istemediğine işaret ediyor.

Trump yönetimi zafer mesajını sürdürüyor

ABD Başkanı Donald Trump, çatışmaların yeniden yoğunlaşmasına rağmen Washington’ın sahadaki konumunun güçlendiğini savunuyor. ABD yönetimi özellikle Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrol ve İran ekonomisindeki daralmayı stratejik avantaj olarak görüyor. Ancak çatışmaların yeniden genişlemesi, enerji arzı ve bölgesel ticaret açısından yeni riskleri beraberinde getiriyor. Hürmüz Boğazı'ndaki geçişlerin sekteye uğraması halinde petrol fiyatlarında yeni bir yükseliş dalgası oluşması ve küresel enflasyon baskısının artması ihtimali piyasaların temel gündemlerinden biri olacak.

Savaşın iki taraf için maliyeti büyüyor

ABD ile İran arasındaki son çatışma, Temmuz ayından bu yana gerçekleşen en kapsamlı karşılıklı saldırı olarak öne çıkıyor. Washington'ın hedefleri arasında İran’ın nükleer kapasitesini sınırlamak, bölgedeki saldırı kabiliyetini zayıflatmak ve Tahran üzerindeki ekonomik baskıyı artırmak bulunuyor. İran ise savaşın sonunda yaptırımların kaldırılması, bloke edilmiş varlıkların serbest bırakılması ve Hürmüz Boğazı üzerindeki etkisinin güçlenmesi gibi hedeflere odaklanıyor. Çatışmaların yeniden yoğunlaşmasıyla birlikte önümüzdeki dönemde petrol fiyatları, küresel enerji arzı, deniz taşımacılığı ve bölgesel jeopolitik riskler yakından izlenecek.

Kaynak: Reuters